Now Playing Tracks

&

  • Çünkü ben sadece,en sevdiğim şarkıyı kulaklarımı patlatacak kadar yüksek sesle dinlediğimde bağırarak ağlayabiliyorum. Kendi sesimi duyamıyorum. Duymak istemiyorum. Kafamın içindeki seslerden nefret ediyorum. Hiç durmuyorlar. Peşimi bırakmıyorlar. Çünkü öyle anlarda kalbim boğazımda atıyor benim,beynim midemde parçalanıyor

Kendime dost tavsiyesi ;


Yeter artık, düşünmeyi kes. Düşün düşün sonucunda nereye varacaksın? Hiçbir yere. Sızı hissedersin sadece, acı çekersin sadece, hüzünlenirsin sadece. Geceleri uyurken huzursuz olursun mesela. Yarın sabah ne olacak? Öğlen ne olacak? Akşama doğru ilerlerken olaylar ne gibi bir yol üzerinde gelişecek? Bunları düşünüp durursun. Başka bir bok gelmez elinden. Ha diyorsan ki ben b

öyle iyiyim, devam et. Düşün sabah akşam. Ama değilsin olum, vallahi, billahi değilsin yahu. Mutsuzsun, huzursuzsun. Gün içinde gülüp eğleniyorsun, eve döndüğünde o mahkeme duvarına benzer surat ifadeni tekrar takınıyorsun. Babanı sevmiyorsun, babanın söylediklerini de sevmiyorsun biliyorum ama bunu söylemek zorundayım; ne zamana kadar böyle devam edecek?
Üzülüyorum senin adına, düşünme artık. Yat biraz uyu. Azıcık da dua et. Başka bir şey gelmiyor zaten elinden.
Hayır , sana kesinlikle ihtiyacım yok. Benim bir deftere ve bir kaleme ihtiyacım var içimi dökebileceğim. Dahasını istemiyorum. Yazdığım her cümle içimden atmama yarayacaksa seni, sayfalarca yazacağım. Tek istediğim ucundan belki çok saçma belki acınacak cümleler dökebileceğim bir kalem ve bir kağıt parçası. Söylesene, daha iyi ne yapabilirim? Daha iyi ne yapılabilir? Mesela atmak mı kendini bu dibinde olduğum uçurumdan? Yoksa tutunmak mı kanayan ellerimi görmemiş gibi davranarak? Hayır, senden bir cevap beklemiyorum. Sana ihtiyacım da yok. İhtiyacım olan bir kulaklık ve bir şarkı diyorum, müzik damarlarımın her tarafına yayılırken seni de çekip çıkarabilir diye düşünerek. Ama her sözün içinde ayrı bir seni, gülüşünü görürken yapabileceğimin en iyisi bu mu dersin? Hayır, sen hiçbir şey demezsin. Fakat umrumda değil. Tek istediğim içimdeki bu lanet şeyi atabilmek. Yazmak istiyorum. Kalemim kağıtla buluşunca içimden akan yaşlar işte tam buraya dökülüyor. Cümlelerim… Yazdıkça benliğime daha fazla yaklaşacağım. Ben ne zamandır kendime uğramıyorum ki. Söylesene neden hep sendeyim? Neden olmam gereken en son yerdeyim? Cevaplarına ihtiyacım yok. Dahası sana da ihtiyacım yok. Tek istediğim bir parça huzur işte. Ama o da sende. Gözlerim parıldamanın en son evresini seninle yaşarken neden bana bu kadar acı veriyorsun? Neden gülümseyişlerin gece daha çok acıtıyor? Ya da gözlerin gözlerime neden bu kadar yabancı?
Şimdi tek istediğim sormak. Cevabını beklemeden, bilmeden sormak hem de. Hiçbir şeye ihtiyacım yok. Aslında bu soruları da istemiyorum. Söylesene bunca soruyla beni baş başa bırakan sen nasıl oluyorsa böyle yapabiliyorsun? Uyuyabiliyorsun yani kolayca. Ya da düşünmeden edebiliyorsun. Bunları biliyorum ve sırf bu yüzden sana ihtiyacım yok. Bana ihtiyacı olmayan birine ihtiyaç duymayacağım. Söylesene, sen olmadan yaşayamayacak mıyım? Yaşarım tabi. Tek ihtiyacım olan bir kalem ve bir defter içimi dökebileceğim. Sana ihtiyacım yok!

-

Tumblr hesabımı yeni açtım ve ben de herkesin ilk yaptığı gibi çözmeye çalışıyorum.Bu aralar yaşadığım depresiflikten kurtulmam gerek.Soğuk soğuk terleyip ellerimin titrememesi gerek.Resim çizerken ellerimin titrediğini görünce oturup ağlamak istemiyorum.Veya yemek yedikten sonra 10 defadan fazla kusmak istemiyorum.Her gün babamla tartışmak istemiyorum mesela.Anneme sarılıp ağlarken onun da ağlamasını görmek istemiyorum.İlaç içmem için beni zorlayan insanlar olmasın,ben de yemek yedikten sonra kusmadığımı görebileyim,ellerim titremesin.Migrenim tutmasın uykusuz kaldığım günlerde.Hiç tanımadığım birisine hayatımı anlatmak istiyorum,yargılamadan sorgusuz sualsiz dinlesin beni.Sanki günden güne yok olacağım hissi canımı acıtıyor..

To Tumblr, Love Pixel Union